Otomotiv bakım bilgisi yeni başlayanlar için
İçerik
Son yazılar
Biz kimiz
Araç bakımı ve onarımı hakkında pratik bilgiler sunan bağımsız bir kaynaktır. Sanziman, motor, fren ve diğer sistem bakımlarını basit dillerle açıklarız.

Akü Sulama Gerekli mi?

Akü, aracın en sessiz çalışan parçalarından biridir; bir sorun çıkana kadar varlığını çoğu zaman hissettirmez. Eski nesil araçlarla büyüyen sürücülerin aklında ise akünün üstündeki kapakları açıp su ekleme alışkanlığı yer eder. Bugün satılan akülerin büyük bölümünde böyle bir kapak bulunmadığı için "akü sulama gerekli mi, yoksa artık geride kalmış bir uygulama mı?" sorusu çok doğal. Kısa cevap şu: akü tipine bağlı. Uzun cevabı ise akünün içinde ne olup bittiğini anlayınca kendiliğinden ortaya çıkıyor.

Akünün İçinde Su Neden Var?

Kurşun-asit akülerin içinde elektrolit adı verilen bir sıvı bulunur. Bu sıvı yaklaşık üçte bir oranında sülfürik asit, kalanı saf sudur. Plakalar bu sıvının içinde durur ve şarj-deşarj tepkimeleri bu ortamda gerçekleşir. Yani su, akünün yakıtı değil ama tepkimelerin gerçekleştiği sahne.

Akü şarj olurken, özellikle şarj sonuna doğru, elektrolitteki suyun bir kısmı elektroliz yoluyla hidrojen ve oksijene ayrışır. Bu gazlar dışarı kaçtığında geride daha az su kalır; asit oranı yükselir, sıvı seviyesi düşer. Sıcak havalarda buharlaşma da bu kaybı hızlandırır. Klasik akülerde işte bu nedenle zaman zaman saf su takviyesi gerekir.

Dikkat edilmesi gereken nokta: kaybedilen şey sudur, asit değil. Bu yüzden eksilen seviyeye asit ya da "akü asidi" adıyla satılan karışımlar eklenmez. Yalnızca saf su eklenir.

Bakımlı, Az Bakımlı ve Bakımsız Aküler

Piyasadaki aküleri kabaca üç gruba ayırabiliriz. Hangi gruba ait olduğunuzu anlamak, sulama sorusunun cevabını doğrudan verir.

AGM akülerde elektrolit cam elyaf keçelerin içinde emilmiş halde durur, jel akülerde ise jelleştirilmiştir. Bu akülerde sıvı serbest gezmediği için su eklemek fiziksel olarak da anlamsızdır. Kapağı zorlayarak açmak yalnızca akünün iç dengesini bozar ve garantiyi düşürür.

Seviye Kontrolü Nasıl Yapılır?

Kapaklı bir aküyle çalışıyorsanız kontrol basittir ama dikkat gerektirir. Elektrolit, deriyi ve gözü yakabilen bir asit çözeltisidir; akünün üstünde biriken gaz ise yanıcıdır.

  1. Motoru durdurun, kontağı kapatın ve akü kutup başlarına metal alet dokundurmayın.
  2. Koruyucu gözlük ve eldiven kullanın. Yakında sigara, çakmak veya kıvılcım çıkaran bir iş olmasın.
  3. Akünün üst yüzeyini nemli bezle silin; toz ve nem, kutuplar arasında kaçak akım yolu oluşturabilir.
  4. Kapakları tek tek açın ve içeriye bakın. Sıvı, plakaların üst kenarını örtmüyorsa seviye düşüktür.
  5. Yalnızca saf su (deiyonize ya da distile su) ekleyin. Plakaların birkaç milimetre üzerini örtecek kadar, gövdedeki maksimum işaretini aşmadan.
  6. Kapakları sıkıca kapatın, taşan sıvıyı silin, elinizi bolca yıkayın.

Çeşme suyu, şişe suyu ya da maden suyu kullanmayın. İçlerindeki klor, kalsiyum ve magnezyum tuzları plakalarda birikerek kapasiteyi kalıcı olarak düşürür. Fazla su eklemek de hata sayılır: aküyü çalışırken taşırır, asitli sıvı gövdeye ve şasiye sızarak korozyona yol açar.

Sulama Her Sorunun Çözümü Değil

Akü marşta zorlanıyor, farlar rölantide sararıyorsa akla ilk gelen çözüm su eklemek olmamalı. Su seviyesi düşük olabilir, ama düşüşün nedeni genellikle başka bir yerdedir. Sık su kaybı, aşırı şarjın işaretidir; şarj dinamosunun regülatörü yüksek gerilim veriyor olabilir. Aksi durumda, yani sürekli eksik şarjda ise plakalar sülfatlaşır ve su seviyesi normal görünse bile akü kapasitesini yitirir.

Su eklemek çözmez, ama şu belirtiler yol gösterir:

Sağlık değerlendirmesi için elektrolit yoğunluğunun hidrometreyle ölçülmesi ya da modern test cihazlarıyla iç direnç ve iletkenlik kontrolü yapılması daha güvenilir sonuç verir. Bu ölçüm

© 2026 Sanziman Silecek